Meraktan Vizyona: Bir Yolculuğun Başlangıcı
Zuhal Demirel
Öncelikle, İTÜ AUV Takımı’nın kuruluş hikâyesini dinlemek istiyoruz. Bu yolculuk nasıl başladı?
Yağmur Yasmin Emri —Takımımızın hikâyesi oldukça organik bir süreçle şekillendi. 2018 yılında bir grup öğrenci, mühendisliğin yalnızca sınıf tahtalarında ve ders kitaplarında kalmaması gerektiğini düşünerek bir araya geldi. Su altı ortamı; belirsizliği, zorlu koşulları ve çok disiplinli yapısıyla hepimizi cezbetti. Üniversitede aldığımız derslerde öğrendiğimiz bilgileri gerçek bir mühendislik problemine dönüştürme isteği, bu yolculuğun ilk adımı oldu.
Taner Özpınar —Aslında bu hikâye 2016 yılında uzaktan kumandalı su altı araçlarıyla (ROV) başladı; ancak 2018’den itibaren tamamen otonom sistemlere yöneldik. Zamanla bu merak, disiplinli çalışma, uzun test süreçleri ve ortak bir hedef etrafında birleşen güçlü bir ekibe dönüştü. Bugüne kadar Turkuaz, Turkuaz Mini, Taluy ve Taluy Mini olmak üzere dört farklı araç geliştirdik. Tasarımdan yazılıma her aşama ekiplerimizin emeğiyle yürütüldü.
Bir Ekol Yaratmak ve Teoriden Pratiğe Dönüşüm
Zuhal D.
İTÜ AUV’nin bir yarışma ekibi olmanın ötesine geçerek bir “ekol” hâline geldiğini görüyoruz. Bu yapıyı sağlayan temel değerleriniz nelerdir?
Yağmur Yasmin E. —Biz hiçbir zaman yalnızca yarışma odaklı olmayı hedeflemedik. Amacımız mühendislik disiplinini, sistematik düşünmeyi ve sorumluluk bilincini kazandıran sürdürülebilir bir yapı oluşturmak. Burada herkes bir şey üretmenin ötesinde, bir mühendisin nasıl düşünmesi gerektiğini öğreniyor.
Ravza Betül Karakaş —Takıma katılan her öğrenci yalnızca teknik beceri kazanmıyor, kendini bu vizyonun bir parçası hissediyor. Aidiyet duygusu en zor anlarda bile ekibi ayakta tutan şey oluyor.
Zuhal D.
Akademik bilgiyle laboratuvar pratiği arasındaki o köprüyü nasıl kuruyorsunuz?
Faruk Mimarlar —İTÜ’de edindiğimiz teorik bilgi, takım çalışmaları sayesinde gerçek dünyada anlam kazanıyor. Kontrol teorisinden yazılım mimarisine, mekanik tasarımdan elektronik entegrasyona kadar pek çok ders içeriğini; havuz testlerinde ve otonom senaryolarda doğrudan uyguluyoruz. Bu süreç, soyut bilgilerin somut çözümlere dönüşmesini sağlayan eşsiz bir deneyim.
Zuhal D.
Su altı ortamı otonom araçlar için çok zorlayıcı. Sizi benzerlerinizden ayıran temel mühendislik yaklaşımınız nedir?
Nihat Memduh Arslan —Su altı; sınırlı görüş, yüksek basınç ve haberleşme zorluklarıyla oldukça karmaşık bir alan. Bizim farkımız, bu karmaşıklığı parçalara ayırarak ele alan bütüncül yaklaşımımız. Donanım tarafında modüler, dayanıklı ve sahada hızlı müdahaleye olanak tanıyan tasarımlar benimsiyoruz.
Faruk Mimarlar —Yazılım tarafında ise otonomi, görev planlama ve görüntü işleme algoritmalarımızı ekip içi AR-GE süreçlerimizle geliştiriyoruz. Bu özgünlük bizi uluslararası arenada öne çıkarıyor.
Zuhal D.
Yarışma başarılarınız ve gelecek vizyonunuzdan bahseder misiniz? Kendinizi ekosistemde nerede konumlandırıyorsunuz?
Yağmur Yasmin E. —Başarılarımız, doğru mühendislik yaklaşımının doğal bir sonucu. 2022 Singapore AUV Challenge dünya birinciliği, 2023 İtalya RAMI Competition ikinciliği ve 2024 RoboSub ödüllerinin ardından; 2025’te RoboSub’ta dünya üçüncüsü ve Teknofest’te ‘En Özgün Yazılım’ ödülünü kazandık. Hedefimiz sadece yarışmalar değil; Türkiye’nin deniz teknolojileri alanında söz sahibi bir öğrenci topluluğu olarak anılmak.
Sürdürülebilirlik, Kriz Yönetimi ve Sanayi İş Birlikleri
Zuhal D.
Ekip her yıl değişse de teknik birikim nasıl korunuyor? Ayrıca çalışmalarınızda üniversitenin desteğini nasıl hissediyorsunuz?
Ravza Betül K. —En önemli unsur bilgi aktarımı. Yeni katılan ‘Arı’ adayları, sistemli eğitimlerden geçiyor ve deneyimli üyelerle çalışarak sürece adapte oluyor.
Taner Ö. —İTÜ Rektörlüğü’nün destekleri gelişimimizde kritik rol oynuyor. Bu yalnızca kaynak değil, öğrencilere güvenildiğini hissettiren güçlü bir motivasyon. Sundukları imkânlar sayesinde her geçen gün daha yetkin bir takım oluyoruz.
Zuhal D.
Testlerde yaşanan aksaklıkları ve operasyonel süreçleri nasıl yönetiyorsunuz?
Nihat Memduh A. —Su altı testleri her zaman sürprizlere açık. Sistemler sahada beklenmedik şekilde durabiliyor ama biz paniğe kapılmak yerine analiz edip sorunu kaynağında çözüyoruz. Her aksaklık bizim için değerli bir ders.
Ravza Betül K. —Sanayi iş birlikleri de teorik bir prototipin gerçek dünyada çalışan bir sisteme dönüşmesini mümkün kılıyor. Sponsorluklar sayesinde ileri teknolojilere erişip yerli çözümler üretme motivasyonumuzu artırıyoruz. Operasyonel süreçleri ise takım içindeki ayrı bir organizasyon yapısıyla şeffaf bir şekilde yönetiyoruz.
“Mavi Vatan” Vizyonu ve Geleceğe Bakış
Zuhal D.
Yerlilik ve kariyer hedefleri hakkında neler söylemek istersiniz?
Yağmur Yasmin E. —Araçlarımızda yerlilik oranını artırmak temel hedefimiz. Bu, ülkemizin teknoloji bağımsızlığına katkı sunma isteğimizin yansıması. ‘Mavi Vatan’ perspektifi, çalışmalarımıza büyük bir anlam katıyor.
Nihat Memduh A. —Buradaki deneyimlerimiz kariyer hedeflerimizi de şekillendiriyor. Birçoğumuz bu alanda sektörde veya akademide ilerlemeyi planlıyoruz. İTÜ AUV bize teknik becerinin yanında güçlü bir vizyon kazandırıyor.
Zuhal D.
On yıl sonra geriye baktığınızda en büyük kazanımlarınız neler olacak?
Yağmur Yasmin E. —Kupalardan bağımsız olarak en değerli kazanımımız; yetişen mühendisler, oluşan kültür ve sürdürülebilir takım yapısı olacak. Genç mühendis adaylarına tavsiyemiz, hata yapmaktan korkmamaları ve meraklarını kaybetmemeleridir. Herkesi üretmeye ve sorgulamaya davet ediyoruz.
Tüm Ekip
“Geleceğe dalış yap!”