EESTEC LC İstanbul

Geleceğe İz Bırakan Öğrenci Kulüpleri

Teknoloji, kültürel değişim ve ‘EESTEC Spirit’in buluştuğu bir söyleşi.


İTÜ Dergisi’nin Ocak 2026 sayısında, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin en güçlü uluslararası ağlarından birine sahip öğrenci topluluğu EESTEC LC İstanbul’u konuk ediyoruz.

Teknoloji, kültürel değişim ve “EESTEC Spirit” olarak adlandırılan o kendine özgü ruhun buluştuğu bu söyleşi; İTÜ’nün mühendislik eğitiminin Avrupa’nın dört bir yanıyla nasıl bütünleştiğini ve öğrencilerin ufkunu küresel ölçekte nasıl genişlettiğini gözler önüne seriyor.

EESTEC LC İstanbul, yalnızca bir kariyer kulübü değil; Avrupa genelinde 28 ülkede ve 52 şehirde aktif olan dev bir öğrenci ağının İstanbul’daki temsilcisi. “İTÜ’nün teknik gücünü uluslararası dostluklar ve ‘yaparak öğrenme’ yaklaşımıyla birleştiren bu ekip, üyelerini yalnızca iyi mühendisler değil; aynı zamanda sorumluluk sahibi, dünya vatandaşı bireyler olarak yetiştiriyor.”

Bu röportaj, İTÜ’nün uluslararası vizyonunu öğrencilerinin sesiyle anlatan “Geleceğe İz Bırakan Öğrenci Kulüpleri” serisinin özel bir parçası olarak hazırlandı.

Uluslararası Bir Vizyon: EESTEC Spirit ve İTÜ Kimliği

Zuhal Demirel

Öncelikle bize kulübün üyelerinden, amaçlarından ve faaliyetlerinden bahseder misiniz? EESTEC Spirit nedir, EESTEC ne zaman kuruldu ve LC İstanbul bugüne nasıl geldi?

Doruk Efe Erdem —EESTEC, 1986 yılında Delft’te kurulan, merkezi şu an Zürih’te bulunan uluslararası bir öğrenci topluluğu. EESTEC LC İstanbul ise 2005 yılında İTÜ’de, önce IEEE çatısı altında temelleri atılan, yaklaşık beş yıl önce de kendi yoluna bağımsız kulüp olarak devam etmeye başlayan bir yapı. Vizyonumuz, üyelerimizi Avrupa çapında hem akademik hem de kültürel açıdan geliştirerek küresel düşünebilen yetenekler haline getirmek.

EESTEC Spirit bence insanların zor zamanlarda birbirine sıkı sıkıya bağlanması ve bu sayede normalde ulaşılamayacak hedeflere birlikte ulaşabilmesidir. Bu ruh; gönüllülük, uluslararası bakış açısı ve inisiyatif alma kültürünün birleşiminden doğuyor.

Zuhal D.

İTÜ’de yüzlerce kulüp varken, sizi içlerinden ayıran, öğrencilerin “işte bu EESTEC Spirit” dediği şey ne oldu? Kulübe ilk girdiğinizde bu kadar büyük bir Avrupa ağının parçası olacağınızı tahmin etmiş miydiniz?

Aziz Bekir Karademir —Kimya Mühendisliği öğrencisi ve Denetleme Kurulu Başkanı olarak söyleyebilirim ki, beni buraya getiren temel motivasyon yardım etme ve birlikte üretme duygusuydu. İlk girdiğimde bu kadar geniş bir Avrupa ağıyla bu kadar iç içe olacağımı hayal etmek gerçekten zordu. Ancak yönetim kurulunda görev almaya başladıktan sonra kulübün ne kadar profesyonel ve kurumsal bir yapıya sahip olduğunu, buna rağmen o sıcak “aile” ortamını nasıl koruduğunu bizzat deneyimledim.

Zuhal D.

28 ülkede, 52 şehirde aktif olan dev bir ağdan bahsediyoruz. Sizce, LC İstanbul olarak Avrupa’nın en aktif komitelerinden biri olmak nasıl bir sorumluluk? Bu tempoyu yönetirken sırrınız İTÜ’lünün o “durmak bilmeyen” enerjisi mi?

Doruk Efe E. —Kesinlikle büyük bir sorumluluk. İTÜ’nün “Arı” enerjisi bizim yakıtımız diyebilirim. Avrupa’nın en büyük ve en aktif komitelerinden biri olarak, çıtayı her zaman biraz daha yukarı taşımaya çalışıyoruz. Motivasyonumuz, üyelerimizin bu büyük ağın bir parçası olarak hem kendilerini geliştirebilmesi hem de İTÜ’yü en iyi şekilde temsil ediyor olmalarından geliyor.

Pilav–Tavuk Diplomasisi: Kültürlerin Sofrada Buluştuğu An

Zuhal D.

“EESTEC LC İstanbul’un en güçlü yönlerinden biri de organizasyon kültürü. Her yıl 30–40 yabancı öğrenciyi İstanbul’da ağırlıyorlar…” Hiç tanımadığınız bir Avrupalı öğrenciyi havalimanından alıp ona İTÜ’yü ve İstanbul’u anlatırken yaşadığınız en ilginç ya da en komik “kültür şoku” anısı nedir?

Süleyman Görkem Taşdemir —Gemi ve Deniz Teknolojisi Mühendisliği öğrencisi ve büyük etkinliklerin organizatörü olarak pek çok yabancı öğrenciyle bir araya geliyorum. Uluslararası Motivasyon Haftası (IMW) gibi büyük etkinlikleri planlarken kültürel etkileşim en yoğun hissedilen alan. En çok yemek kültüründe komik anlar yaşıyoruz. Türk misafirperverliği, sofradaki çeşitlilik ve bazen onların hiç alışık olmadığı tatlar, tepki ve şaşkınlıklarıyla birlikte gerçekten unutulmaz oluyor.

Doruk Efe E. —Mesela aslen Bangladeşli ama Milano’da okuyan bir EESTEC trainer’ımız eğitim vermek için İstanbul’a gelmişti. Onu Sabiha Gökçen’den aldım, dönüş yolunda Bangladeş’in adının Bengal’den geldiğinden, ülkesindeki güncel durumlardan bahsederken kendimi resmen TEM otoyolu üzerinde mini bir dünya tarihi dersinde buldum. Eve vardığımızda klasik Türk refleksi devreye girdi: pilav üstü tavuk. Bizim için neredeyse “kantin klasiği” olan pilav–tavuk, onun için hayatında ilk kez denediği bambaşka bir lezzetti. İlk lokmadan sonra yüzündeki şaşkınlık ve mutluluk ifadesi, “Bunu daha önce niye kimse bana söylemedi?” bakışıyla birleşince, o akşam sofrada epey güldük. O an anladım ki, bazen en güçlü kültürlerarası etkileşim, sınıfta değil, mutfak masasında yaşanıyor. Ama işin en güzel tarafı şu: Etkinlik bittiğinde çoğu buradan birer “İstanbullu” gibi ayrılıyor.

Zuhal D.

EESTEC denince akla hem sosyal beceriler hem de teknik eğitimler geliyor. 2026 ajandanızda hangi teknik atölyeler var? EESTEC sizin için sadece bir sosyalleşme alanı mı, yoksa mühendislik vizyonunuza nasıl bir katkı sağlıyor?

İlayda Yavusaslan —Çevre Mühendisliği öğrencisi ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak, kulübü tanıtırken aslında İTÜ’nün mühendislik vizyonunu da anlatıyoruz. 2026 ajandamızda yapay zeka, sürdürülebilir enerji, veri bilimi ve yeni nesil mühendislik trendlerini içeren birçok teknik atölye var. Burası kesinlikle sadece bir sosyalleşme alanı değil; kriz yönetimi, ekip çalışması, sunum ve profesyonel iletişim gibi “soft skill”lerimizi geliştirdiğimiz bir laboratuvar gibi. Kısacası, teknik bilgiyle kişisel gelişimin aynı potada birleştiği bir ortamdan söz ediyoruz.

Zuhal D.

EESTEC sayesinde Avrupa’daki bir çalıştaya gidip laboratuvarları ya da şirketleri gördüğünüzde, “Mühendislik aslında sandığımdan çok daha ………” dediğiniz bir an oldu mu?

Aziz Bekir K. —“Mühendislik aslında sandığımdan çok daha evrensel” dememe sebep olan anlar çok oldu. Avrupa’nın herhangi bir laboratuvarında, İTÜ’de öğrendiğimiz yöntemlerin ve yaklaşımların aynısını görünce, aldığımız eğitimin ne kadar uluslararası geçerliliğe sahip olduğunun farkına varıyorsunuz. Bu da hem özgüven hem de aidiyet duygusunu güçlendiriyor.

EESTEC Pasaportu: Geleceğe Açılan Kapı

Zuhal D.

İTÜ’lü olmak ve İTÜ Rektörlüğü’nün sağladığı kurumsal destek, uluslararası platformlarda “Biz İTÜ’yüz” diyebilmek size nasıl bir güven ve motivasyon sağlıyor?

İlayda Y. —İTÜ’nün Avrupa’da çok güçlü bir itibarı var. Rektörlüğümüzün desteğiyle yurt dışına giden her üyemiz, arkasında köklü bir üniversitenin ve güçlü bir topluluğun desteğini hissediyor. Bu güven, uluslararası toplantılarda söz alırken, bir proje sunarken veya yeni bir iş birliği peşinde koşarken bizi çok daha cesur kılıyor.

Zuhal D.

Mezun olup bu kampüsten ayrıldığınızda, EESTEC LC İstanbul’un karakterinize ve kariyerinize bırakacağı en büyük miras ne olacak?

Süleyman Görkem T. —Benim için en büyük miras, imkânsız gibi görünen organizasyonları —Kartepe gezisi veya IMW gibi— sıfırdan inşa edebilme cesareti ve becerisi olacak. Gemi mühendisliği gibi zorlu bir alanda, burada kazandığım planlama yeteneği, ekip yönetimi ve stresle başa çıkma becerisi en büyük avantajım olacak.

Zuhal D.

Henüz hazırlık sınıfında olan ya da kulüp kapısından içeri girmekten çekinen arkadaşlara seslenelim. Bir üye adayında aradığınız en önemli özellik nedir? “İngilizcem yeterli değil” diyenlere ne söylersiniz?

Doruk Efe E. —Tek kelimeyle: Motivasyon. Ben ilk girdiğimde hiçbir tecrübem yoktu ama motivasyonumu kaybetmedim ve sonunda başkanlığa kadar geldim. İngilizce konusunda ise kesinlikle katı bir şartımız yok. Herkes bir şekilde anlaşıyor, birlikte çalıştıkça diliniz kendiliğinden gelişiyor. “Motivasyonun varsa, EESTEC’te her zaman yerin vardır” mottosu her şeyi özetliyor.

Zuhal D.

Sohbetimizin sonuna doğru gelirken sormak istiyorum: Bu yılın en büyük sürprizi ne olacak? Okurlara ne söylemek istersiniz?

Doruk Efe Erdem —Bu yılın en büyük sürprizi, dönem boyunca gerçekleştireceğimiz büyük zirve olacak. Süleyman Görkem Taşdemir’in koordinasyonunda, Avrupa’yı yeniden İstanbul’da buluşturacağız. Bu zirvenin yalnızca Avrupa’da değil, etkinlik düzenleme alanında dünyada da ses getireceğine inanıyoruz.

Tüm Ekip

“Geleceğinize EESTEC ile Güç Verin!”

İTÜ’lü mühendis adayları için EESTEC LC İstanbul, hem bugünün hem de yarının kariyer yolculuğunda güçlü bir yol arkadaşı olmaya devam ediyor.

Ekran görüntüsü 2026-01-09 150943